Gün geçmiyor ki et fiyatları ile ilgili bir haber izlemeden günümüz geçsin

Bıçak soksan gölgeme,
Sıcacık kanım damlar.
Gir de bir bak ülkeme:
Başsız başsız adamlar…

Ağlayın, su yükselsin!
Belki kurtulur gemi.
Anne, seccaden gelsin;
Bize dua et, emi!

Ne güzel yazmış Üstad Necip Fazıl
Sizde PAYLAŞIN belki kurtulur gemi

Kıymetli dostlarım;


Gün geçmiyor ki et fiyatları ile ilgili bir haber izlemeden günümüz geçsin.
Etle yatıp, etle kalkıyoruz. Zannedersiniz ki, bu ülkenin başka problem yok.
Yeter artık! Bırakın bizi, kendi halimize, kendi derdimize yanalım. 
Eleştirilerimi referandum sonrasına bıraktım.
Referandum öncesi oyunu evet veya hayır olarak kullanmak isteyen sektör temsilcilerinin oylarını etkilememek için!
Bu ülkede enflasyonun sadece et fiyatı ile hesaplanıyor olmaması ve bunu yetkililerin çok iyi anlaması gerekiyor. Birilerinin aklına enflasyon denilince akıllarına iki şey geliyor. Biri sivri biber, diğeri et…
Duyan da zanneder ki, biz her gün sivri biber ve et tüketiyoruz. İnanın bu eti tüketen insanlar zaten belli bir gelir seviyesinin üzerindeki kişiler, 1500 TL maaş alan adamın et yemesi zaten mümkün değil ki! Neyin mücadelesini veriyorsunuz, kimin hakkını koruyorsunuz…
Tüketiciye et yedirebilmek umuduyla çıktığımız bu yolculukta, ne zaman muaffak olduğunuz. Yapılan ithalat politikaları eti ucuzlatmanıza sebep oldu mu?
Türkiye ilk et ithal etmeye başladığında sorunların çözüleceğini etin ucuzlayacağını fakirin sofrasına etin geleceğini söylemiştiniz. Geçen 7 Yıl içerisinde düşündüğünüz şeyler hayata geçmedi ve gerçekleşmedi. Hal böyleyken aynı yanlış formülü ısrarla dayatmanızın altındaki mantığıdaki kavrayabilmiş değilim. Ve bu istikrarsız ortamda değil yüzde 50, yüzde 100 hibe yapsanız hiç kimseyi bu sektöre sokamazsınız.
Her sabah farklı bir senaryoyla uyandığınız bir sektörü kimse yapmak istemez.
Bir hayvanı alır bağlarsınız sekiz ay sonra kesmeye niyet edersiniz geçen sekiz ayda sekiz defa politika değişir, sekiz defa hammadde fiyatları değişir ise siz bu sektöre yatırımcı bulamazsınız.
Aldığınız kararlar ve yaptığınız politikalar bir yıl bile istikrarla ilerlemiyor.
Hayvancılık ise ancak en az beş yıllık, uzun vadede on yıllık değişmeyen politikalarla yönetilebilir. 
Kısacası hastalık doğru teşhis edilmemiştir, doğru teşhis yapılmayan hastalık üzerinde yanlış tedavi seçenekleri değerlendirilmeye devam edilmektedir. Bu ise hem ilaç maliyeti hem tedavi maliyetini artırmaktadır. 
Unutmayın, yumurta dışardan kırıldığında hayat sona erer, yumurta içeriden kırıldığında hayat başlar. Bu ilkeyle hareket etmeniz gerekiyor. Yani bu ülkenin kendi iç dinamikleri ile var olan müteşebbis gücüyle ve ruhuyla mevcut imkanlarını en iyi şekilde kullanmak suretiyle üretime gönül vermek gerekiyor. Her fırsatta karkas et ithalatını gündeme getirmek, bu alanda yatırım yapan insanları canından bezdiriyor. 
Anlamakta zorlandığım bir diğer konu ise henüz ihtiyacımız olan besilik dana materyalini besiciye temin edemiyor iken karkas et ithal etmek mantığı nasıl bir mantık. Ülkede besilik dana materyali olmadığı için boş duran yüzlerce ahır dururken ve siz bunların ihtiyacı olan besilik danayı onlara zamanında temin edemiyorken, karkas et ithalatı kararı almış olmanız! Büyük bir talihsizlik… 
Bir üretici bir yetiştirici olarak ithalatın her türlüsüne karşıyım ancak, şu an geldiğimiz nokta itibariyle içerideki üretimimizin ihtiyacı karşılayamıyor olması da bir gerçek…
Şartlar düzelinceye kadar ithal besilik dananın ülkemize girmesine biz de rıza gösterdik ancak, istediğimiz kalite ve standartta ve yeter miktarda besilik danayı besicimize ulaştıramadan İhtiyaçlarını temin edemeden yaptığınız üretim ülke ihtiyaçlarına yetmiyor. Mecburen karkas ithal ediyoruz demek nasıl bir mantık?
Kaldı ki besilik dana ithal ediyor olmamız da büyük bir ayıp!
Bu kadar genç nüfusu başka hangi sektörde istihdam etmeyi planlıyorsunuz.
Bu mantıkla köyden şehre göç eden insanların önüne nasıl geçeceksiniz...
Tekrar söylüyorum hastalık yanlış teşhis edilmiştir.

 

Neler yapılmalı,
Besilik dana materyalini fahiş fiyatla besiciye sunduğu için özel sektörün önünü kapattınız. Yaklaşımınız haklı olabilir ancak, doğru olmayabilir. Bir teklifte bulunuyorum, özel sektöre besili dana ithal etme hakkını yeniden verin ve siz devlet olarak Et ve Süt Kurumu aracılığıyla uygun fiyattan besilik dana ithal etmeye de devam edin, buna rağmen özel sektörden hayvan almak isteyenler varsa oturup kendinizi bir daha sorgulayın. Biz daha ucuza temin ettiğimiz halde neden besici devletten değil de özel sektörden almak istiyor sorusunu kendinize sorun…
Et ve Süt Kurumu’nun bünyesinde bu ithalatı sağlıklı ve hızlı bir şekilde yapabilecek ekibi henüz yok. Hiçbir zaman devlet, özel sektör kadar hızlı hareket edemez. Devlet hakemdir kırmızı kartını gösterir, düğünü çalar ancak, oyuncular kötü oynuyorlar diye sahaya girmez.
Eğer yetkililer benim bu yazdıklarımı okuyorlarsa onlara buradan sesleniyorum!
Siz devlet olarak devletin tüm imkânlarını kullanarak besilik hayvan ithal etmeye devam edin, bırakın özel sektörde kendi ithalatını yapsın. Kimin hangi tercihi yaptığını birlikte izleyelim!
Özel sektör ile devlet arasında 1,50 €’luk fark olduğunu söylüyorsunuz.
Bir Besici, istediği bir hayvanı seçerek, beğenerek istediği zamanda ödeyerek, istediği kiloda ve istediği zamanda alarak bir hayvana sahip olabiliyorsa; Bence 1,50 € dan fazla eder!
Bizim çok hayvana ihtiyacımız var!
Şahsi kanaatim devlet bu işe müdahil olmasa problem çok daha kolay ve hızlı çözülecek.
Örnekleri çoğaltmak gerekirse
Bir sanayicinin hammaddesini devlet getiriyor mu?
Bir yem fabrikasının hammaddesini devlet getiriyor mu?
Hayvancılığın haricinde devletin tekelinde olan hangi sektör var Allah aşkına! 
Çıkın şu işin içinden bizi kendi derdimizle baş başa bırakın.
Devlet olarak ihtiyacımız olan besilik danayı bize verin de, sonra bize söyleyecek sözünüz olsun… Ben size dana verdim, siz yeterli üretim yapamadınız, ben de Karkas ithal etmeye karar verdim demeye hakkınız olsun!
Selametle…