Süt fiyatlarının geleceği ile ilgili analizimizi güncelleyelim

Süt fiyatlarının geleceği ile ilgili analizimizi güncelleyelim.

Aşağıdaki grafiklerden birincisi Avustralya-Yeni Zelanda çıkışlı yağsız süt tozunun fiyat seyrini gösteriyor. İkinci grafikte ise 2015 yılı başından itibaren Türkiye'nin ihraç ettiği süt tozunun (0402 GTİP kodlu ürünler) parasal karşılığını görselleştirdim. Birinci grafiğin kaynağı ABD Tarım Bakanlığı verileri. İkinci grafiğin rakamları TÜİK'ten.

Grafikleri okuyalım:

1- Ocak ayından itibaren düşüş göstermesine rağmen cari tarih itibariyle global piyasalarda yağsız süt tozu geçen yılın üstünde bir fiyatla işlem görüyor. Geçen yılın bu döneminde fiyat 1.500 Euro/ton kadarmış. Bugün 1.700 Euro gibi. Geçen yılın şimdilik % 14 üstündeyiz. Daha geriye gitmemesini dileyelim.

2- Türkiye ayda 300-500 Bin dolarlık süt tozu ihraç eden bir ülke iken 2015 yılı Ekim ayından itibaren, Tarım Bakanlığının başlattığı süt tozu ihracat desteği sayesinde, giderek kayda değer hacimlerde süt tozu ihraç eder duruma gelmiş. (2015 yılında 18,4 Milyon dolar olan ihracatımız 2016'da 88,3 Milyon doları bulmuş). 2016 ihracatımız 58.000 ton. Güzel.

3- Bu yıl hem global fiyatlar yüksek, hem de geçen yılın Nisan-Eylül döneminde 2.90 seviyesinde olan dolar kuru bugünlerde 3.65-3.70 bandında. Demek ki bu yıl kur kaynaklı rekabet avantajı kazanan Türk sanayicisi ihraç edeceği 1 ton yağsız süt tozu karşılığında geçen yıla göre cebine % 25 daha fazla TL koyacak. Bu ne demek? Bu yıl ihracatçımız dünyaya süt tozu satabilmek için Bakanlığın desteğine geçen yılki kadar muhtaç değil demek. Diğer bir ifadeyle, Bakanlık geçen yıl 58.000 ton ihracatı desteklediği bütçeyi hiç artırmadan bu yıl daha fazla miktarda süt tozu ihracatını destekleyebilecek demek.

Yukarıda çizmeye çalıştığım genel tablo içinde Türkiye'deki çiğ süt fiyatları için önümüzdeki aylara iyimser bakabiliriz. Bu röntgende soru işareti olan tek nokta Avrupa Birliği müdahale stokları. AB Komisyonu geçtiğimiz yıl süt fiyatlarını desteklemek için ciddi miktarda süt tozu satın aldı. Halen depolarında 300 Bin tondan fazla süt tozu var. Bu stokları piyasaya sürerek fiyatları düşürdüğü takdirde yukarıda çizdiğimiz iyimser senaryo bir miktar zarar görebilir. Ancak, hatırlayalım, AB Tarım Komiseri Phil Hogan geçtiğimiz aylarda yapılan süt tozu satış ihalelerinde "hedefledikleri fiyatın altında teklif geldiği takdirde satış yapmayacaklarını" defaatle deklare etmişti. Toparlanan süt fiyatlarının tekrar bozulmasından endişelenen çiftçiler, bırakın süt tozu satışı yapılmasını, ihaleye çıkılmasına bile tepki göstermiş, o kızgınlıkla AB binalarına süt tozu banyosu yaptırmıştı.

Özetle, süt üreten çiftçilerimizin gelecek aylardan umutlu olmak için geçen yıla göre daha fazla nedenleri var. 2017 ayağa kalkma yılı olacak. Benim kanaatim bu yönde.

(Elbette önemli olan geçici fiyat artışları değil; dönüp dolaşıp aynı çukurlara tekrar tekrar düşmemek için "neyi yanlış yaptığımızı" doğru teşhis edebimek. Çiftçiye para kazandıran ama tüketiciyi de bunaltmayan bir fiyat bandında sürdürülebilir süt üretimi.. Hedef bu olmalı. Ne yazık ki ufukta bu hedefe götürecek bütüncül bir tarım politikası görünmüyor).